enfeksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
enfeksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2007 Salı

SÜREKLİ YORGUNLUĞUN 7 TEMEL NEDENİ


Sağlıklı yaşadığınız halde kendinizi yorgun hissediyorsanız ve bunun sebebi yoğun iş temposu değilse ciddi bir sağlık sorununuz olabilir. İşte yorgunluğun belli başlı 7 temel nedeni.

Kansızlık:

Üretkenlik çağınızda iseniz ve özellikle adet dönemleriniz uzun sürüyorsa, miyomlarınız varsa ya da yakın zaman önce doğum yaptıysanız, bunlara bağlı kan kaybı nedeniyle kadınlarda yorgunluğun birinci nedeni olan anemi gelişmiş olabilir. Kanamalar sonucunda kanda oksijeni taşıyan alyuvarlardaki demirden zengin bir protein olan hemoglobin miktarı azalır. Dokular ve organlar yeterince oksijen almayınca bunun sonucu yorgunluktur. Kansızlığın diğer nedenleri iç kanama veya demir, folik asit ya da vitamin B12 eksikliği olabilir. Böbrek hastalığı gibi kronik hastalıklar da kansızlığa neden olabilir. Baş dönmesi, solukluk, üşüme hissi, kalp atımında hızlanma kansızlığın diğer belirtileridir. Kansızlığın tanısı için doktorunuz bir kan testi isteyecektir. Eğer sebep demir eksikliği ise demir takviyesi gibi kansızlığın nedenine yönelik tedavi uygulanır. Etkili tedaviyle yorgunluk, en geç 30 günde geçecektir.

Hipotiroidi:

Genel olarak enerji düzeyiniz hep düşükse, kendinizi tükenmiş ve hattâ biraz depresyonda gibi hissediyorsanız bunların sebebi yavaş çalışan tiroid bezi olabilir. Tiroid bezi vücudun enerji metabolizmasını kontrol eder. Kadınlarda sanıldığından çok daha yaygın olan tiroid bozukluğu T3 ve T4 gibi tiroid hormonlarının düzeyinin saptanmasıyla teşhis edilebilir. Bu hormonlar düşükse dışarıdan hormon takviyesi yapıldığında yorgunluk şikâyetiniz kısa zamanda geçecektir.

İdrar yolu enfeksiyonu:

Kadınların çoğunda idrar yolu enfeksiyonu yanma veya sık idrara gitme ihtiyacı gibi belirtilerle birlikte ise de bazı hastalarda hiçbir belirti olmayabilir ya da belirtiler hafif olduğundan fark edilmeyebilir. Sürekli yorgunluk da bu gibi idrar yolu enfeksiyonlarının tek belirtisi olabilir. Cinsel birleşme bakterileri idrar yolunun ağzından vajinaya doğru ittiğinden bu riski artırabilir. Bir idrar tahliliyle teşhis konulabilir. Genellikle ağızdan alınan bir antibiyotikle tedavi hızlı ve kolay sonuç verir. Yorgunluk da birkaç gün içinde kaybolur. Bir süre sonra yorgunluk veya başka belirtiler tekrarlarsa tekrar idrar testi yaptırın çünkü bazı kadınlarda idrar yolu enfeksiyonları kroniktir.

Fazla kafein alımı:

Hızlı bir enerji desteği için çoğumuz kahve ya da kola içeriz ama bazı kadınlarda kafeinin fazlası ters bir etki yapabilir. Bir uyarıcı olan kafein, fazla miktarda alındığında yorgunluğa neden oluyor. Bu nedenle kafein alımının daha da artırılması sorunun kötüleşmesinden başka işe yaramıyor. Çözüm; yaşantınızdan kafeini mümkün olduğu kadar çıkarın. Bu, sadece kahvenin değil çikolata, çay, kola ve kafein içeren bazı ilaçların da kesilmesi anlamına geliyor.

Besin intoleransı:

Besinlerin bize enerji verdiği kabul edilir ama bazı doktorlar gizli besin intoleranslarının bunun tersine yol açtığına inanıyor. Hafif bir besin intoleransı bile uykunuzun gelmesine yol açabilir. Tolere edemediğiniz yani yendiğinde size, sizin bu besine bağlamadığınız ve ondan olduğunu düşünmediğiniz rahatsızlıklar verebilen bazı besinler olabilir. Bu besinlerin farkında olmadan sürekli yenilmesi kendinizi,sürekli yorgun ve tükenmiş hissetmenize neden olabilir. Eğer belirli besinleri yedikten sonra 10-30 dakika içinde uykunuz geliyor, kendinizi kötü hissediyorsanız şüphelendiğiniz besinleri beslenmenizden çıkarın. Böyle bir şüpheniz varsa doktorunuzla konuşun.

Uyku apnesi:

Yeterli uyku uyumuyorsanız bu bir yorgunluk sebebi olabilir. Ama ya yeterli uyku uyuyup ta aslında uykunuzu almadığınızı bilmiyorsanız? Uyku apnesi olarak bilinen durumda siz uykuda iken genellikle her gece birçok kez nefes almanız durmaktadır. Sonuç, gece kaç saat uyursanız uyuyun bütün gün yorgun olmanızdır. Uyku apnesi konusunda uzmanlaşmın bir doktorun yardımıyla uyku laboratuvarında bu hastalığa tanı konulması mümkündür. Uyku apneniz varsa doktorunuz kilo verme ve sigarayı bırakma gibi yaşam tarzı değişimleri önerecektir. Siz uyurken hava yollarını açık tutan cihazlar veya nefesle tetiklenen basınçlı hava cihazları kullanılabilir. Aşırı olgularda, yeterli hava akımının sağlanması için ameliyat gerekebilir.

Tanı konmamış kalp hastalığı:

Elektrikli süpürgeyle evi temizlemek, bahçe işleri veya olağan günlük işlerinizi yapmak gibi sıradan işler sizi yoruyorsa, kalbiniz SOS sinyali gönderiyor olabilir. Eğer bu basit hareketlerle gelen yorgunluk hissi hele birdenbire ve sebepsiz yere ortaya çıktıysa, ciddi durumların habercisi olabilir, beklemeden doktorunuza danışmalısınız.

23 Temmuz 2007 Pazartesi

Yeşil çay enfeksiyona birebir



Güçlü bir antioksidan olan yeşil çayın aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonlarında da etkili olduğu açıklandı. Yaz hastalıklarının başında yer alan idrar yolu enfeksiyonlarında kullanılan yeşil çay, içerdiği polifenoller ile iyileştirici etkiye sahip... Anti-aging uygulamalarının da en fazla talep gören maddelerinden olan yeşil çayın, kalp sağlığı üzerinde de olumlu etkileri bulunuyor. Birçok kanser türüne karşı da koruma sağlayan yeşil çay, metabolizmayı hızlandırdığı için kilo kontrolünde de oldukça fazla talep görüyor. Tabii vücuttan fazla su kaybına neden olmaması için tüketim miktarlarını abartmamakta yarar var...

21 Temmuz 2007 Cumartesi

Havuzdan sonra sabunla duş alın

Havuzdan sonra sabunla duş alın Yaz aylarının en büyük keyfi havuzlardan enfeksiyon kapmak istemiyorsanız yüzmeden önce ve sonra mutlaka duş alın. Özellikle vücudunda çatlak, kesik ve sıyrık olanlar enfeksiyon ve mikroplara karşı korunmak için sabunla yıkansın.

Yaz aylarında hafta sonu kaçamaklarının gözdesi havuzların keyif yerine kabusa dönüşmemesi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sercan Ulusoy'un önerilerini dikkate alın.

Yaz aylarında herkes havuzlara akın ediyor. Yeterince hijyenik olmayan havuzlar ne gibi tehlikelere yol açabilir?

Yüzme havuzları çok kişinin ortak kullandığı alanlar olduğundan, çok sayıda sağlık sorununa neden olabilir. İnsanların farklı salgılarıyla kirlenen ve uygun dezenfeksiyonu yapılmayan havuzlar birçok enfeksiyonun bulaşmasına neden olabilir. Ayrıca, havuz suyunun dezenfeksiyonu için kullanılan kimyasal maddelerin bizzat kendileri, insanların kullandığı ve suya karışan sabun, şampuan veya güneş yağı gibi maddeler de önemli sorunlara neden olabilir.

Suyu yutmayın!

Nasıl korunmak gerekli?

Havuza girmeden önce mutlaka duş alınmalı, mümkünse ayaklar antiseptikli suya batırılarak temizlenmeli. Havuz suyunu mümkün olduğunca yutmamaya çalışın. Kulak enfeksiyonlarını önlemek için kulak tıkaçları, göz enfeksiyonlarını önlemek için gözlük kullanılabilir. Deride çatlak, kesik ve sıyrıklar varsa, havuzdan çıktıktan sonra sabunlu su ile temizleyin.

Kirli havuz, hangi hastalıklara zemin hazırlar?

Tifo, hepatit A ve E, ishaller, leptospira denen bir bakteri ile bulaşan ve kanama veya sarılıkla seyreden 'weil' hastalığı gibi hastalıklar, kirli havuz suyunun yutulması ile bulaşabilir. Özellikle kadınlarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonları söz konusu olabilir. Gözlerde konjonktivit dediğimiz kızarma, sulanma ve yanma ile seyreden göz iltihapları olabilir. Konjonktivit mikroplar dışında bizzat havuzun dezenfeksiyonunda kullanılan klor gibi kimyasal maddelere bağlı olarak da gelişebilir. Orta kulak iltihapları görülebilir ve iyi tedavi edilmediğinde kronikleşebilir. Havuza atlamalar nedeniyle sinüzit gelişme riski artabilir. Başta mantar enfeksiyonları olmak üzere değişik deri enfeksiyonları görülebilir.

Islak mayoyla asla!

Kadınlardaki mantarda en büyük risk ıslak mayo mu?

Genital bölgenin ıslak ve nemli kalması, mantar enfeksiyonları gelişimi için hazırlayıcı bir faktördür. Bu nedenle ıslak mayoyla oturmak çok sık yapılan yanlışlardan biridir. Ayrıca, havuzun dezenfeksiyonu için kullanılan klor; kadın cinsel organında normalde bulunan ve enfeksiyonlara karşı koruyan asitlere ortam yaratan yararlı bakterilerin de fonksiyonlarını engeller. Bunun sonucunda kadının genital bölgesinde normalde bulunan mantarlar aktif hale gelerek enfeksiyona neden olabilirler. Havuzdan sonra gelişen mantar enfeksiyonu; başkalarından veya havuzdan bulaşan mantarlara değil, kadının kendi vücudunda normalde bulunan mantarların aktif hale gelmesiyle oluşur.

Hamileler için havuz ne kadar riskli?

Genel olarak, hamilelerin gebeliğin başlangıcından sonuna kadar havuza girmesinde bir sakınca yok. Hatta, yüzmenin hamilelikte en iyi spor olduğu biliniyor. Ancak, gebelikle ilgili önemli bir sorun veya komplikasyon varsa havuza girmek sakıncalı olabilir. Çünkü, gelişebilecek bir enfeksiyon daha önemli sorunlara yol açabilir. Hamile olmayan kadınlarda da, adet günlerinde kanamaların yoğun olması halinde enfeksiyonlara duyarlılık artar. Bu nedenle adet günlerinde havuza girilmemelidir.

Sevdican Güneş

16.07.2007
Kaynak : Sabah